Azerbaycan: Tecavüze ceza, yıllar süren mücadeleyle geldi

Bakü Ceza Mahkemesi, 30 yaşındaki Asgar Aghazade’yi, kuzeni Sanay Yağmur’a 17 yaşındayken tecavüz etmekten beş yıl hapis cezasına çarptırdı. Mahkemenin bu kararı, olaydan iki yıl sonra, mağdur ve ailesi tarafından yetkilileri harekete geçirmek için verdiği uzun süreli bir mücadelenin ardından geldi.

Azerbaycanlı feminist aktivist, sanatçı Ferqane Abdulla ve araştırmacı, Feminist Barış Kolektifi Üyesi Sevinj Samadzade ile, Sanay’ın davasının önemini, Azerbaycan’da tecavüzün cezalandırılma(ma)sını ve mağdur suçlayıcılığı kültürünü konuştuk.

Azerbaycan’da Sanay Yağmur’un davasında failin cezalandırılması son günlerde çok konuşuldu. Çocuk tecavüzünün cezalandırılması ülkede sıradışı bir olay mı?

Sevinj Samadzade: Sanay Yağmur’un davası, tecavüzcünün Azerbaycan’da yargılanması için önemli bir emsal teşkil ediyor. Baskın olan mağdur suçlama kültürü nedeniyle kadınlar, özellikle de reşit değillerse, hikâyelerini ortaya çıkarmaktan korkacak ve genellikle kendileri cezalandırılmamak adına bunu gizleyecektir. Tecavüzü açığa çıkaran ve bu nedenle mahkemeye götürülen genellikle hamilelik durumudur. Mahkemeye götürüldüğünde, failin statüsü, imtiyazları ve gücü, ceza alıp almayacağını belirleyen faktörlerdir. Çünkü vakaların çoğunda polisle daha yakın ilişkisi olan ya da mahkemeye ya da kadının ailesine rüşvet verecek parası olan tecavüzcüler cezadan kolayca kurtulabiliyordu. Ancak Sanay bu statükoyu değiştirerek adalet talep etti.

Ferqane Abdulla: Azerbaycan’da genellikle mahkeme ve polisin duruşu çok kötü. Siyasi geçmişi olmayan, sıradan bir kadın yurttaş kocası, sevgilisi veya her kimse tarafından tecavüze uğradığını söyleyerek polise başvurmuşsa, çoğu zaman ciddiye alınmaz ve dava dosyası bile açılmaz. Polisler mağdur suçlayıcılığının Allah’ını yaşatırlar o kadına. Şikâyetini geri çekmesi için kadını tehdit ederler. Böyle çok vaka var. O sebeple birçok kadın şikâyet etmeyi düşünmüyor bile. Burada tecavüzcünün hapis cezası alıp almaması verebildiği rüşvete de bağlı. Biliyorsunuz, yolsuzluk had safhada. O yüzden bu davanın kazanılması çok önemliydi.

Yıllardır yaptığımız protestolar, feministlerin eylemleri polislerin duruşunu biraz değiştirmiş oldu. Fakat genel olarak rüşvet bağımlısı bir ülke olduğumuz için her şey böyle halloluyor. Parası olan bu ülkede her şey yapabilir. Bırakın tecavüzü, cinayet de işler ve cezalandırılmaz, elini kolunu sallaya sallaya gezer. Sanay’ın tecavüz davasında bile failin ailesinin polis ve mahkemeye altı rakamlı rüşvet verdiği söyleniyordu. Failin annesi birçok devlet dairesinde kabul ediliyordu, şikâyetleri dinleniyordu. Zümrüd Yağmur’un şikâyetini kabul etmeyen mahkeme, failin annesinin şikâyetini kabul etmişti. Failin ailesi Sanay ve annesini devamlı sözlü taciz etti, tecavüz yetmezmiş gibi...

Azerbaycan’da tecavüze uğradığını açıklayanların mağdur suçlayıcılığı ile karşılaşması yaygın rastlanan bir durum mu?

F.A: Evet, bu çok yaygın bir durum. Özellikle toplumda mağdur suçlayıcılığı çok yoğun. Olayın detayını anlamadan, dinlemeden, sormadan doğrudan mağduru suçluyorlar. Tecavüze uğrayanların kendini müdafaa etmesi, kendini koruması ve hakları için mücadele etmesi Azerbaycan gibi bir yerde çok yaygın bir durum değil. Aslında bu bir ilk, o yüzden bu kadar konuşuldu ve bizim için bir zafer oldu. Söylediğim gibi bu konu üzerinde toplumsal bir baskı var. Aileler hiçbir zaman kızlarının yanında değil ve onları desteklemiyor. İlk kez Zümrüt Yağmur, kızı Sanay Yağmur’u sonuna kadar destekledi ve yanında durdu. Bu mücadele için her şeyi yaptı. Bir annenin bunu yapması Azerbaycan toplumuna özgü bir şey değil. O yüzden bu süreç çok tepki de aldı. Bir sene boyunca sürdü. Mahkeme, Sanay ve annesinin muhalif duruşundan kaynaklı durumu daha da zorlaştırdılar. Aktivist olması, Zümrüt Yağmur’un aktivist yazar olması, bu konularda çalışması bu davayı daha da zorlaştırdı. Devletin de bu davaya ilgisi vardı. Sanay’ın ikincil mağduriyete uğraması için uğraştılar, en sonunda da zanlıya en düşük ceza verildi. Onlar aktivistlerin Sanay’a olan desteğini keseceklerini, bu davadan uzak duracaklarını sanıyordu. Fakat öyle olmadı. Hepimiz sonuna kadar Sanay’ın yanında olmaya çalıştık, sonuna kadar bu süreci izledik ve mücadeleye devam ettik. Ne kadar üstümüze geldilerse biz de o kadar onların üstüne gittik. İki kez yürüyüş düzenledik ve birkaç kez mahkemenin önünde gösteriler yaptık. Bizi yıldırmaya çalıştılar. Mahkemenin karar vereceği gün bekletiyorlar ve absürt bahanelerle duruşmayı erteliyorlardı.

Tecavüz mağdurlarının bu konuda sessiz kalmasının arkasında başka neler yatıyor? Sanay Yağmur’un mücadelesi, bu durumun değişmesine önayak olur mu?

S.S: Olaydan iki yıl sonra tecavüzcü Asghar Aghazade nihayet tutuklandı. Azerbaycan yasalarına göre, reşit olmayan kişinin tecavüzüne beş yıldan 10 yıla kadar hapis cezası verilmelidir. Asghar Aghazade minimum cezaya çarptırılarak, sadece beş yıl hapis cezası aldı. Elbette ayrıcalıkları nedeniyle onu korumaya çalışan devlet ve yargı sistemi, Sanay ve annesinin direnişi nedeniyle asgari cezayı vermekten geri duramadı. Ancak, tecavüze uğrayan bir çocuğun adalet arayışının, tecavüzcünün ailesi tarafından aşağılanması ve mağdurun alenen suçlaması dahil olmak üzere birçok ataerkil zorlukla karşı karşıya kalması, Azerbaycan’da bu kadar çok kadının bu duruma sessiz kalmasının, hatta tecavüzcüyle evlenmesinin temel nedenidir. Bugün Sanay Yağmur’un mücadelesi, birçoklarına adalet talep etmesi ve ataerkil sisteme, polise, hakimlere ve tecavüzcüleri himaye eden iktidarlara karşı durması için umut ve cesaret verecek.

Ne olmuştu?

Bakü Ceza Mahkemesi, 12 Eylül’de, 30 yaşındaki Asgar Aghazade’nin, kuzeni Sanay Yağmur’a 17 yaşındayken tecavüz etmekten beş yıl hapis cezası almasına karar verdi. Azerbaycan yasalarına göre, çocuk tecavüzü beş-10 yıl hapisle cezalandırılıyor. Savcılar, Aghazade’ye yedi yıl hapis cezası verilmesini istemişti. Sanay’ın annesi yazar Zümrüd Yağmur, Aghazade’nin mahkûmiyetini memnuniyetle karşılarken, mümkün olan en düşük cezanın verilmesinden şikâyetçi. Zümrüd Yağmur, OC Media’ya verdiği demeçte, “Bunun yeterli olmadığını düşünsek de sonunda Sanay’ın zaferi Azerbaycan’da acı çeken ve seslerini duyuramayan kızları ve kadınları cesaretlendirecek” dedi.

Sanay’ın avukatı Zibeyda Sadigova da müvekkilinin yargılamalar sırasında sözlü tacize uğradığını kaydetti: “Duruşma sırasında sanık defalarca bize çok ciddi bir şekilde hakaret etti. Bu konuyu gündeme getirdik ancak mahkeme herhangi bir işlem yapmadı.”

Yağmur ilk olarak tecavüze uğramasından üç gün sonra, Ağustos 2020’de polise şikâyette bulundu. Bununla birlikte Savcılık, Ekim 2021’de Yağmur tarafından tecavüzü ve yetkililerin eylemsizliğinin açıklandığı bir gönderi geniş çapta yayılana kadar, bir yıldan fazla bir süre suç duyurusunda bulunmayı reddetti. Gönderinin ardından, aktivistin annesine davasının Başsavcı tarafından yeniden ele alındığı bilgisi verildi.

Sanay’ın Azerbaycan makamlarının kasıtlı olarak süreci uzatmaya devam ettiğini ve yargılamanın “Açık delillerle kanıtlanmasına rağmen anlamsız nedenlerle defalarca uzatıldığını” söyledi: “Bütün bu adımlar suçlu Asgar Aghayev’i korumak için atıldı. Ben bir yazarım ve Sanay feminist bir aktivist. Bu, yetkililerin bir intikam eylemi olarak Aghazade’yi asgari cezaya çarptırmasına neden oldu.”

Aghazade, duruşmada Yağmur’un suçlamalarının asılsız olduğunu iddia ederek suçsuz olduğunu ve kendisine iftira atıldığını ileri sürmüştü. Failin annesi Süreyya Aghayeva ise adli tıp kanıtlarının oğluna yönelik suçlamaların yanlış olduğunu kanıtladığını iddia etmişti.



Yazar Hakkında