YETVART DANZİKYAN

Yetvart Danzikyan

KARDEŞÇESİNE

Yakın zamana kadar Hürriyet gazetesinde ekonomideki gelişmeleri yorumlayan Uğur Gürses 1986 yılında Merkez Bankası’nda çalışmaya başlamış, 1994 krizinden sonra özel sektöre geçip ticari bankalarda üst düzey yöneticilik yapmıştı. Gürses 2001 krizinden sonra CNN Türk, Yeni Yüzyıl, Yeni Binyıl ve Radikal gazetelerinde de ekonomi yorumculuğu yapmıştı. Gürses ile ekonomide son dönemde yaşanan gelişmeleri ve yaklaşan krizin ayak seslerini konuştuk.

İçinde bulunduğumuz rejimde ise baskı var ancak ‘sadece’ devletten kaynaklanmıyor. Bu baskı rejiminin kaynağı, devlet ile birlikte ‘toplum’un bir kesimi. Önemli bir kesimi.

Cumartesi Anneleri’nin 700. hafta gerçekleştireceği oturum, polis tarafından engellendi, gaz bombaları, plastik mermiler atıldı, çok sayıda kişi gözaltına alındı. Polisin Arat Dink’i de gözaltına alma çabası HDP’li vekillerce engellendi, olay anına dair fotoğraf sosyal medyada birçok kez paylaşıldı. Hrant Dink’in oğlu Arat Dink ile devletin tutumunu ve Cumartesi Anneleri’nin yıllar süren hak mücadelesini konuştuk.

Türkiye’de devlet böyledir. Kendi yol açtığı, kabahatli olduğu bir sorunu çözmez. Özür de dilemez. Sadece konuşulmasını engellemeye çalışır. Bütün gücüyle, hışmıyla bunu yapar.

İktidarın doğrudan kontrolü altındaki televizyonlar zaten Saray ve çevresinden gelen yorumlar dışında hareket etmezken, doğrudan değil de dolaylı olarak kontrol altında olan medya, ekranlara meselenin gerçek boyutlarına az buçuk değinecek bir konuk bile çıkaramaz haldeydi.

Türkiye’ye de yönelen paranın eninde sonunda geri döneceği biliniyordu. Buna karşı pek bir şey yapılmadı tam tersine o parasal bolluğun AKP sayesinde yaşandığı propagandası sabah akşam işlendi. Bu durum Türkiye’nin bir başarısıymış gibi sunuldu.

Ancak Türkiye zaten her açıklaması ile Rahip Brunson konusunu bir koz olarak kullandığını belli ediyor. Hal böyle olunca “Bütün bunlar ne için göze alınıyor” sorusu kendiliğinden ortaya çıkıyor.

Gazeteciler sayfalarca KHK arasında neyin değiştiğini bulmaya çalışırken yeni kabine de 9 Temmuz Pazartesi akşamı açıklandı. Her ismi okunan podyuma çıkıyor ve alkış aldıktan sonra Erdoğan’ın yanında beklemeye başlıyordu. Yeni sistem podyum merkezliydi.