BASKIN ORAN

Baskın Oran

İÇLİ DIŞLI

Ali Yeşildağ’ın bu ilk videosu ve arkasından yayınlananlar, çok somut veriler taşımalarına rağmen, Sedat Peker’in videoları kadar bile çalkantı uyandırmıyor. Bu arada, en önemlisi, bu satırları yazdığım 10 Mayıs’a kadar yani altı gündür CB Erdoğan’dan da gık çıkmıyor. Sadece, video erişime kapatılıyor.

Erdoğan’ın Ankara mitinginde Alevileri bitki veya hayvanlar için kullanılan “tür” diyerek aşağılaması, hem de ‘Aleviysen Alevisin, bari ortalıkta gözükme!’ gibilerden yok sayması, bu seçimlerde iktidarı kaybetmenin çok muhtemel olmasının kendisinde yarattığı aşırı gerginliğe yorulabilir mi? Bu soruyu yanıtlayabilmek için yıllardır söylediklerine göz atalım.

O zamanlar Stanoz olarak anılan köyde (bugün Sincan’a bağlı Zir Vadisi) tiftik yetiştirenler var ama, Ankaralı Ermenilerin temelini bu Katolik Ermeniler oluşturuyor. Bunlar bugünkü gibi otoyol değil gerçek bir ırmak olan Bent Deresi’nin kıyısı ile yukarıdaki Kale arasına yerleşiyorlar. Kale tarafındaki mahalleye Yukarı Mahalle, Bent Deresi kıyısına “Aşağı Mahalle” deniliyor.

Netanyahu, ülke tarihindeki en sağcı/dinci koalisyonu Aralık 2022’de Likud partisi liderliğinde kurarak 6. defa başbakan oldu. Ve parlamentodaki dinci çoğunluğun “Yargı Reformu” dediği (“Yargı Barışı” da diyebilirdi!), dinci olmayan/demokrat muhalefetin ise “Yargı Darbesi” diye adlandırdığı köktenci bir işe girişti.

Aslında çok iyi giden Kılıçdaroğlu ne yapmış? Fotoğraf çekilirken “seccade” üstüne basmış. Bu olay, T.C. tarihinde CHP’nin ilk defa kendini toparlayıp memleketi selamete götürme umudu yarattığı sırada cereyan ediyor. CB Erdoğan, bir taşla iki kuş vurma heyecanını bastıramayarak "Çünkü bunlar Pensilvanya'dan talimat alıyor." diyor. Diyanet ALO 190 Fetva Hattı’ndaki görevli şöyle diyor: “Seccadenin özelliği, kutsiyeti yok. Temizlik için kullanılan, elbiselerimiz gibi bir şey...” ALO 190’ı ertesi gün arayanlar...

Peki, bu başlık niye? Çünkü HDP binaları yıllardır kurşunlanıyor ve şimdi İYİP’in kurşunlamasına büyük tepki gösteren siyasi partilerimiz (örneğin Kılıçdaroğlu şöyle dedi: “Meral Hanım asenadır, böyle korkutamazsınız”) bütün bu kurşunlamalara yıllar boyu gıklarını çıkarmadılar.

İlahiyatçı yazar İhsan Eliaçık’ın “Yaşayan Kur’an Türkçe Meal-Tefsir” adlı kitabına İstanbul 1. Sulh Ceza Hâkimliği yayın yasağı ve toplatma kararı getirdi. Orta Çağ’da, uygun görmediği kitapları Papalık bizzat yasaklıyordu. 21. yüzyıldaki Tek Adam Rejimi’nde bu yasaklama işinin “Laik Türkiye Cumhuriyeti’nde” Diyanet’e düşeceği beklenirken, onun nasıl bir İslam istediğini herhalde iyi bilen İstanbul 1. Sulh Ceza Hâkimliğine düşmüştü görev.