E-gazete/Arşiv
Bayiler
İletişim
Abone Ol
Giriş Yap
Հայ
Eng
Ara
Ermeni Toplumu
Yazarlar
Kitap/Kirk
Hrant Dink
Agos Gündem
Türkiye
Ermenistan
Dünya
Yüzler/Hikâyeler
İnsan+Hakları
Bir Zamanlar
Kültür Sanat
Yaşam
Ara
☰
☰
PARRHESİAPAR
Bir performatif idol olarak İstanbullu Ermeni kadın
İstanbullu Ermeni kadından beklenen performans, bayramlarda sofralar düzmek, akrabaları ağırlamak, iyi yemek yapmak, geniş ailenin bir araya getireni olmak, evin sürekli tertemiz, düzenli tutmak, her daim bakımlı ve şık olmaktır. Yani, mükemmelin de ötesinde bir insan türü olmalıdır İstanbullu Ermeni kadın! Madalyonun bir yüzü ev içindeki performanssa, diğer yüzü de cemaat içinde aktif olmak, kadın kollarında çalışmak, orada da görev almaktır. Buralarda var olmak için yukarıdaki beklentileri karşılamış olma ön şartı, söylenmeyen bir gerçek olarak karşımızda durur.
28 Şubat 2025
14 Şubat ve Ermeni bayramları
Bu sene Diyarnıntaraç 14 Şubat’ta, Surp Sarkis Yortusu ise 15 Şubat’ta kutlanacak. Bu bayramlar Aziz Valentine’le ilişkilendirilebilir mi bilmiyorum ama Ermeniler için bu günlerin umut, bereket, evlilik ve arınmanın yanı sıra, toprak ve ekinle bağdaştırılabilecek anlamları da bulunuyor. Diyarnıntaraç, Ermeni Kilisesi için İsa’nın kırk günlükken tapınağa getirilişini temsil eder. Bu bayram farklı yörelerde ‘Molorod’ (Malatya), ‘Meled’ (Harput), ‘Derindas’ (Amasya, Harput), ‘Derindes’ gibi isimlerle anılır. Surp Sarkis Yortusu ise Paskalya’dan dokuz hafta önce, cumartesi günü kutlanıyor.
13 Şubat 2025
Bir üstünlüğün anatomisi: İstanbul Ermeniliği
Ermenilerin İstanbul’a gelişleri, gerek Bizans döneminde gerek Osmanlı döneminde gücün merkezinde bulunanların, hükmedenlerin iradesiyle olmuştu. Celali isyanlarından batıya doğru kaçan Ermeniler İstanbul’a yakın yerlere yerleşmişlerdi ama İstanbul, kapılarını öyle kolay kolay açmamıştı. 19. yüzyılda kavarlı [İstanbul dışında, özellikle de doğu vilayetlerinde, ‘yergir’de yani memleketlerinde yaşayan] Ermeni erkekler gelebilmişti başkente – ucuz gündelik işçi olmaya, hamal olmaya, fırıncı olmaya… 20. yüzyılda ise, felaketlerin sonrasında kısa aralıklarla, katliamlardan, sürgünlerden kurtulan kadınlara ve yetimlere açmıştı kapılarını ‘Der Saadet’.
2 Şubat 2025
Geleceğe renkli bir iz bırakmak
19 Ocak yaklaşırken Sebat Apartmanı’nda yapılan ‘Renkle Nefes’ etkinliğine katılan çocuklar, Sarkis’in izleyiciye derin anlamlar sunan eserlerini yıllar sonra da hatırlayacaklardır. 23,5 Hrant Dink Hafıza Mekânı, 2019 yılında Agos’un Sebat Apartmanı’ndaki eski ofisinde kapılarını ziyaretçilere açmıştı. Binanın taşıdığı bellek ve sembolik anlamlar gözetilerek hazırlanan bu mekân, kullanılan materyallerin gerçekçi dokusuyla ziyaretçilerine farklı duygular ve deneyimler yaşatıyor.
23 Ocak 2025
Yeni yıl ve Noel sofralarında buluşmak
Ermeni kültüründe Noel, tarihsel ve dinî anlamlarının yanı sıra geleneksel ve toplumsal değerlerin yaşatıldığı bir bayram. Bu gelenekler Anadolu, Mezopotamya ve Trakya topraklarında da yıllar boyu farklı şekillerde sürdürülmüş. Her bölgenin kendine has geleneklerinden izler, bugün hâlâ İstanbul’da Ermenilerin evlerinde görülebilse de, bazı gelenekler maalesef zamanla unutulmuştur. Örneğin, geçmişte Rodosto bölgesindeki Ermeniler yeni yıl sofralarında perhize uygun yedi çeşit yemek bulundururmuş. Yemeğe başlamadan önce yetişkinlerin yedi kadeh rakı içmesi gerekirmiş; bu ritüele ‘okhdı rakhi’ [adak rakısı] adı verilirmiş.
31 Aralık 2024
Halep'teki Surp Karasun Manuk Ermeni Katedrali: Suriye Ermeni topluluğuna dair bir tanıklık
Şu anda Halep’teki Surp Asdvadzadzin ve Surp Krikor Lusavoriç kiliselerinde ve diğer kiliselerde ayinler düzenli olarak yerine getiriliyor. Ancak şehirde yaşam zorluklarla dolu. Hâlâ ciddi bir ekonomik kriz var. Enflasyon ve işsizlik devam ediyor, para birimi değer kaybediyor. Bu durum Ermeni diasporasının devreye girerek Suriye'deki Ermenilere destek olmasını gerektiriyor.
21 Aralık 2024
Bitmeyen bir arayış: Ev neresidir?
Hangardz tiyatro ekibinin Saroyan’ın eseri üzerinden başladığı ev arayışı bir belgesele dönüşürken, Koçar’ın heykelindeki boşluklar, amorf ve tutarsız bir aradalık, Hangardz ekibinin belgeselinde de gördüğümüz üzere evin tek tanımla ve yekpare bir formda temsil edilemeyeceğinin bir göstergesi olarak karşımıza çıkıyor.
8 Aralık 2024
‘Unufak’: Yersizleşen hayatlar, parçalanmış anlatılar
Rober Koptaş, roman yazarlığına ilk adımını attığı ‘Unufak’la 20. yüzyıl Ermeni toplumunun deneyimlediği acılara ve yıkıcı toplumsal olaylara üç kuşak üzerinden kurguladığı bir hikâyeyle dokunmaya çalışıyor.
24 Kasım 2024
Yaşarsak göreceğiz
Haftalar önce, İsrail Ordusu, ülkenin güneyinde yaşayanlara X (eski Twitter) üzerinden evlerini terk etmeleri ve “daha güvenli yerlere yerleşmeleri” talimatı verince, yaşadığımız bölgelere çok sayıda mülteci geldi. Burç Hamud’da kıyafet mağazası olan arkadaşım Zaven, “50-60 yaşlarında, siyah giysili, başörtülü üç kadın dükkâna gelip çalışana ihtiyacım olup olmadığını sordular. İş arıyorlardı. Yüreğim paramparça oldu. Zaten hiç iş yapamıyorum, onlara bir şey diyemedim” dedi. Çok geçmeden, evimin önünde bir kadın beni durdurup “Bildiğiniz kiralık ev var mı?” diye sordu. Burada uygulanan politika, yaptığımız okumalara ve çalışmalarımıza yansıyan sömürgeci ve emperyalist iştahtan farklı değil; cezasızlıkla korunarak, insanları topraklarına bağlayan her şeyi yok etmeye devam ediyor.
8 Kasım 2024
Ankara’nın ilk fotoğrafçıları
İstanbul’da Abdullah Biraderlerin yanında yetişen Cevahirciyan, 1889’da veya 1890’da, Ankara’daki ilk fotoğraf stüdyosunu kurmuş. 1910’ların ortalarına kadar resmî binaların temel atma törenleri, açılış törenleri, resmî kutlamalar gibi olayları fotoğraflamış. Dildilyan Biraderlerden Tsolag, Ankara’dan önce Sivas’ta da stüdyosu olduğu düşünülen Cevahirciyan’ın yanında çıraklık yapmış ve mesleği ondan öğrenmiş.
20 Ekim 2024
Kadına yönelik şiddete karşı ‘kadından kadına’ dayanışma
Rugiatu Neneh Turay 11 yaşında maruz kaldığı genital mutilasyon (kadın sünneti) hikâyesini her fırsatta anlatan bir aktivist. Annesini kaybetmesinin ardından teyzelerinin teşvikiyle, genç kızlıktan kadınlığa geçiş ritüeli adı altında maruz kaldığı genital mutilasyon, kendi sözleriyle onu hayat boyu “sakat” bırakmış. Yıllar içinde bu geleneğe karşı intikam duygularını yapıcı bir öfkeye dönüştüren Turay, Amazonia İnisiyatifi Hareketini (AIM) kurmuş ve bu uygulamaya karşı mücadele yöntemlerini araştırmaya başlamış. Başlangıç noktalarından biri, ataerkil şiddetin kadınlar tarafından kız çocuklarına uygulandığı yer olmuş.
6 Ekim 2024
Harutyun Kürkçüyan'ın anısına
Beyrut'ta doğup büyüdüm. Özellikle Ermeni mahallesi Burç Hamud’da büyüyen biri olarak, kimliğimin karmaşıklığı içinde gezindim durdum. Kürkçüyan, 1968 yılında yazdığı “Çok Bilinmeyenli İkinci Bir Denklem” başlıklı makalesinde diaspora Ermenilerinin bu varoluşsal mücadelesini ele aldı. Diasporadaki Ermeni kimliğinin doğası hakkında önemli sorular ortaya attı.
19 Eylül 2024
Hav hikâyeleri ve ötesi
Hikâyeyi insan-olmayanın perspektifinden anlatan, sadece köpeklerin seslerini duyduğumuz, sözsüz bir film olan ‘Chienne d’Histoire’ın [Hayırsız Ada] ardından, yine Avedikian’ın, 1910’daki köpek katliamından 100 yıl sonra İstanbulluların sokak köpekleriyle ilişkilerini konu alan ‘Histoire de Chiens’ [Köpek Hikâyeleri] adlı belgeseli gösterildi. Şehir sakinlerinin birbiriyle çelişen söylemlerine, şehrin dinamik ve oturmamış karakterine, insanlar ile köpekler arasındaki dostluklara odaklanan bu filmde, ilk filmin aksine, köpeklerle kurdukları ilişkileri insanların ağzından duyduk. Bu film, üslubuyla, ilk filmin üzerimizde bıraktığı ağırlığı bir an için de olsa hafifletti.
12 Eylül 2024
Parrhesia Kolektif’le tanıştığımda...
Parrhesia Kolektif’le tanıştığımda, bu kelime benim için çok özel bir anlam kazandı. Parrhesia Kolektif, kelimenin Antik Çağ’daki kullanımından farklı olarak, Ermenice düşünüp konuşan, Ermenice okuyan ve yazan bir kadın topluluğunun adı.
1 Ağustos 2024
Birlikte güçlenmek
Toplantımızın ana teması ve bizleri bir araya getiren ortak nokta, hepimizin Ermeni kadınlar olmasıydı. Her birimiz toplumda kadın olarak yaşadığımız sorunlar üzerine düşünmüş, bunları tartışmış, hatta çeşitli şekillerde aksiyon alma fırsatı bulmuş olsak da, Ermeni kadınlar olarak bu sorunları dile getirip çözüm aramamıza imkân verecek bir alanın eksikliğini derinden hissettiğimizi fark ettik.
14 Temmuz 2024
Ermeni halıları, göç ve dayanışma
Bir Ermeni masalında, güzel bir köylü kız olan Anahid, Tatar Nehri kıyısının Ağvanlı prensi Vaçakan’la evlenmek için ona bir zanaat öğrenmeyi şart koşar. Halı dokumayı öğrenen prens yıllar sonra esir alındığında, bu zanaat onun hayatını kurtarır. Prens, esir tutulduğu yeri, orada dokuduğu halının motiflerine, yalnızca karısı Anahid’in anlayacağı şekilde işler. Anahid, halıyı gördüğünde Vaçakan’ın işçiliğini tanır ve mesajı alır. Emeğini satarak hayatta kalmayı başaran prens, sonunda karısına kavuşur.
30 Haziran 2024
Madam Martha ve bir rant hikâyesi
Koya adını veren Martha’nın hikâyesini hatırlamak, plajdaki son gelişmeleri anlamamıza yardımcı olabilir. Bir kadının bedenine yönelik, dışlayan ve sömüren bakış ile, eşi benzeri az bulunan bir sahile yönelik sahiplenme ve kontrol etme arzusu arasında, dikkate değer bir paralellik olduğu görülüyor. Martha Arat 1920 yılında doğmuş, Lübnanlı Ermeni bir kadın. Babasının Osmanlı Bankası’na tayin edilmesi üzerine, çocuk yaşta İstanbul’a gelmiş ve Saint Benoit Lisesi’nde eğitim görmüş.
16 Haziran 2024
Bir sanat olarak hayatta kalmak
Ermeniler 1915’ten çok önce, maruz kaldıkları aşırı vergilendirme ve vilayetlerde sürmekte olan diğer baskıcı politikalar nedeniyle, ABD’ye göç etmeye başlamışlardı. Bu göç merkezlerinden en iyi bilineni, William Saroyan’ın da memleketi olan Fresno. Bir diğeri ise, kuşkusuz, Philadelphia. Bugün de Ermenilerin yoğun olarak yaşadığı bir eyalet olan Philadelphia’daki Ermeni ailelerin, Osmanlı vilayetlerinde yaşayan akrabalarıyla çok sayıda mektuplaşmaları, fotoğrafları, yani Ermenilerin 20. yüzyıl başındaki günlük hayat koşullarını belgeleyen aile arşivleri bulunuyor. Geçen yıl Stockton ve Montclair üniversitelerinde düzenlenen ‘The Armenian Genocide, One Family’s Story’ [Ermeni Soykırımı: Bir Ailenin Hikâyesi] başlıklı sergi, bunun iyi örneklerindendi.
6 Haziran 2024
Kumkapı’nın balıkçıları ve merametçi kadınları
Kumkapı’da, eski balıkçılar mahallesinde çekilmiş karelerin ‘Kumkapı Balıkçıları’ başlığı altında bir seçki olarak sergilenmesine, Ara Güler’in 1952 yılında, henüz genç bir foto muhabiriyken hazırladığı, Jamanak gazetesinde yayımlanan ‘Kumkapı Ermeni Balıkçılarıyla Birlikte’ başlıklı yazı dizisi ilham olmuş. Sergide, imzası niteliğinde olan ünlü fotoğrafların yanı sıra daha az bilinen kareler de bulunuyor. Âdeta imza hâline gelmiş, kimi zaman toplu hâlde, kimi zaman tek başına kadraja girmiş balıkçıların ve merametçilerin fotoğraflarında, hemen gözümüze çarpan kadınlar da var; en çok dikkat çeken de, Merametçi Saten Hanım.
23 Mayıs 2024
Karanlık geleceğimizi aydınlatabilir miyiz?
24 Nisan Çarşamba günü, Nesim Ovadya İzrail’le birlikte, yaklaşık yirmi kişilik katılımcıyla yaptığımız hafıza yürüyüşü de, bizi mekânın hafızasıyla ve kitaplardan bildiğimiz, hikâyelerini okuduğumuz, anma törenlerinde fotoğraflarını gördüğümüz Ermeni düşünürlerin buluştuğu noktaya götürdü âdeta. Bir katılımcının da belirttiği gibi, yürüyüşümüzde, “resmî tarihten farklı olarak, daha gerçek gibi karşımıza çıkıyor[du] yaşananlar.”
10 Mayıs 2024
Marco Polo’nun dünyaları
Sergi kataloğunun da yazarı olan Pogossian, sergide Marco Polo’nun söz konusu bölgelerde görmüş olabileceklerini canlandırmak için, özellikle Ermenistan’daki El Yazmaları ve Araştırmaları Enstitüsü Matenadaran’dan, Ermenistan Tarih Müzesi’nden ve Venedik’teki Mıhitaryan Manastırı’ndan eserlerin biraraya getirilmesini sağlamış; bu kurumlardan, Marco Polo’nun geçtiği şehirlerde ya da bölgelerde bulunmuş haçkarlara ait parçalar getirtmiş.
20 Nisan 2024
Marc Nichanian’la Ermeni edebiyatı, felaket ve felaketin temsili
Bursa yakınlarındaki Sölöz’de doğup büyüyen Hagop Oşagan’ın diasporada çok iyi bilinen bir yazarken, Türkiyeli Ermeniler arasında pek tanınmaması, eserlerinin Türkçeye çevrilmemiş olması önemli bir eksiklik. Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemine ve vilayetlerdeki günlük hayata dair çok önemli veriler sunan bu eserler, edebiyat ile tarihin kesiştiği noktalarda son derece aydınlatıcı olacaktır.
6 Nisan 2024
Ariel Djanikian ve ‘Altın Arayanlar’ üzerine
Uzun bir araştırma ve yazım sürecinin ürünü olarak ortaya çıkan ‘The Prospectors’ romanındaki tarihsel çerçeve, baba tarafından Ermeni olan Djanikian’ın Amerikalı annesinin aile geçmişine dayanıyormuş. Djanikian romanı yazarken eski, yeni ve özellikle Klondike bölgesine dair unutulmuş kaynakları incelemiş ve edindiği bilgilerle, resmî tarih ile kişisel tarihten kesitleri birleştiren bu hikâyeyi kurgulamış.
21 Mart 2024
Ermeni kadınların izinde: 'Hay Gin' gösterisi
Getronagan öğrencileri her bir kadın karakteri sadece metin üzerinden değil, o karakter gibi giyinerek, konuşarak, hareket ederek ve iletişime geçerek de yaşıyor. Ekmekçioğlu’nun, gösteriye eşlik eden ‘Hay Gin’ kitapçığında yer alan ‘Zaruhi Bahri’nin İzinde’ başlıklı yazısında paylaştığı, “Büyüdüğümüz yıllarda bu kadınların hikâyeleri hakkında bilgimiz olsaydı nasıl kadınlar olurduk?” sorusu, eminim bugün de birçok Ermeni kadının içinde beliren bir sorudur.
9 Mart 2024
Yası taşımak
Çağrışımları çok yüksek olan bu performansı, depremin, savaşların, dolayısıyla zorunlu göçlerin tüm hücrelerimizde çok yer kapladığı bir zamanda her izleyici farklı şekillerde yorumlayabilir. Aile tarihindeki göç hikâyelerindeki boşlukları tamamlamaya çalışan benim gibi Ermeniler için bu hikâyenin, iç dünyalarındaki yankıları çok güçlü.
25 Şubat 2024
Tılgadıntsi’nin gezi yazıları üzerine
Harutyunyan 1860’ta, Harput’un güneyindeki Tılgadin (Huylu, bugünkü resmî adı Kuyulu) köyünde doğmuş, genellikle gazete yazıları, gezi notları, oyunları ve kısa öyküleriyle tanınmıştır. Tılgadıntsi, gezi yazılarında Ermenilere ait mülklerin ve manastırların durumunu eleştirel bir bakış açısıyla aktarmakla yetinmez, günlük hayatın koşullarıyla ilgili detayları, felaketin gelişini, âdeta kehanette bulunur şekilde, etnografik bir incelikle sunar.
8 Şubat 2024
Akıntıya karşı kürek çekmek
Malatyalı bir Ermeni aileden gelen Hrant Dink, taşra/kavar ile İstanbul arasındaki uçurumun orta yerinde, kendi günlük hayatından sıyrılarak tarihsel kimliğine büründü. Yok edilmeyle, izlerinin silinmesiyle, tutulamayan yaslarla, sonsuz adaletsizlik hissiyle örülü bir kimlik bu.
21 Ocak 2024
Parrhesia Kolektifi’nin 2023 retrospektifi
Ermenice ‘kavar’ kavramı, şehrin dışındaki bir bölgeden daha fazlasını kapsıyor; tarihi yurdu, doğayı, insan ile toprak arasındaki ilişkiyi, iklimi barındırıyor. Kavar edebiyatını okumaya Hamasdeğ’le başladık ve tartışmalarımız sırasında ortaya çıkan fikirler gelecekteki okumalarımızın temelini oluşturdu. Kavar edebiyatını incelemekle yetinmeyip, dünya edebiyatlarıyla karşılaştırarak fikir dünyamızı genişletme imkânı bulduk.
16 Ocak 2024
‘Hasmigyan Bduydner’ yarışmasından seçmeler (3)
Parrhesiapar’ın bu seneki son yazısı, Anarat Hığutyun Okulu öğrencilerinden İzabel Dimdik’in imzasını taşıyor. Parrhesia Kolektif’in kadın öğrencilere yönelik olarak düzenlediği ‘Hasmigyan Bduydner’ gezi yazısı yarışmasının ödül kazanan üçüncü yazısı olan bu metin için İzabel’i tebrik ediyor, Ermenice düşünmeyi, konuşmayı, yazmayı hiç bırakmamasını temenni ediyoruz. Bu vesileyle okurlarımızın yeni yılını ve Surp Dznunt’unu kutluyor, yeni yılda yine edebiyatla, felsefeyle, tarihle, mimariyle, dansla, sanatla buluşabilmeyi umuyoruz. Bizleri sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilir,
[email protected]
adresine yazarak faaliyetlerimize katılabilirsiniz.
11 Ocak 2024
‘Hasmigyan Bduydner’ yarışmasından seçmeler (2)
Bir önceki köşe yazımızda Hasmigyan Bduydner Ermenice gezi yazısı yarışmasında ilk üçe giren yazıları paylaşacağımızı duyurmuştuk. İlk yazı Mhitaryan Lisesi’nden Nora Davulciyan’a aitti. Bu hafta köşemizde Getronagan Lisesi öğrencilerinden Lena Sarıoğlu’nun yazısını paylaşıyor, Ermenice yazmayı hiç bırakmamasını temenni ediyoruz.
28 Aralık 2023
'Hasmigyan Bduydner' yarışmasından seçmeler (1)
‘Hasmigyan Bduydner’ başlığı altında duyurduğumuz, kadın öğrencilere yönelik Ermenice ile serbest yazı yarışmasının sonuçlarını sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz. Bize ulaşan yazılar arasından seçtiğimiz üç bu köşede Agos okurlarıyla paylaşacağız. İlk yazı Pangaltı Mıhitaryan Lisesi’nden Nora Davulciyan’a ait. Kendisini kutluyor ve gittiği, gördüğü yerleri düşünürken, aklından geçenleri Ermenice ile yazmaya devam etmesini diliyoruz.
7 Aralık 2023
‘Yaratıcı dans’la köklere dönüş
Lerna Babikyan’ın üretimlerinde bulacağımız kültürel köklerin yansımaları, elbette, Gomidas Vartabed örneğinden ibaret değil. Birkaç yıl önce Berlin’de imza attığı ‘Ermenice Harflerle Dans’ adlı projesiyle köklerine dönüş hikâyesini belki de en başından, bir alfabe üzerinden ele alıyor. Harflere bedensel hareketlilikle hayat vermesi, özgün bir sanatsal bir yolculukta keşfetmenin ve öğretmenin çok iyi bir örneği.
26 Kasım 2023
Abone Ol!
Agos'a abone olarak destek olabilirsiniz. Abone ol, hediye et, askıya abonelik bırak.
Eng
Հայ
Ara
Agos Gündem
Türkiye
Ermenistan
Dünya
Yüzler/Hikâyeler
İnsan+Hakları
Bir Zamanlar
Kültür Sanat
Yaşam
Ermeni Toplumu
Yazarlar
Çizerler
Hrant Dink
E-gazete/Arşiv
Bayiler
Kitap/Kirk
İletişim
Abone Ol
Giriş Yap