Gülmen ve Özakça'dan mesaj var

İnsan Haklarından Sorumlu CHP Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Altıok ile Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer açlık grevlerinin 111. Gününde sağlık durumları kritik eşiği aşan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’yı Sincan Cezaevinde ziyaret etti.

OHAL KHK’larıyla işlerinden atılan ve işe iade talebiyle başlattıkları açlık grevleri bugün 112. gününe giren Nuriye Gülmen ve Semih Özakça tutuklu bulunuyor. 

Milletvekilleri Altıok ve Çakırözer, Gülmen ve Özakça’ya yaptıkları ziyaret sonrası mesajlarını paylaştı.  

Cumhuriyet’te yer alan habere göre, Gülmen’in 14, Özakça’nın da 23 kilo kaybettiğini ifade eden Altıok ve Çakırözer, “Kaygılıyız. İki genç insan ölüme yaklaşıyor. Nuriye ve Semih’in kasları eriyor, kalp problemleri de başladı. Yürümekte dahi zorlanıyorlar. Onların bedenleri, kasları ile birlikte insan hakları da her geçen gün daha fazla eriyor” dedi.

"Kendi doktorlarımız ilgilenmeli" 

Nuriye Gülmen milletvekillerine yaptığı açıklamada “Biz sadece işimizi geri istiyoruz. Bize yapılan katmerli hukuksuzluk. Bizi tutuklayarak haklı sesimizi kısacaklarını düşündüler ancak yanıldılar. Bizim açlık grevimizi sonlandırmamız için yapılan iyi niyetli çağrıların insani olduğunun farkındayız ancak biz kararlıyız, uğradığımız haksızlık telafi edilinceye kadar devam edeceğiz” mesajını verdi. 

Tişörtüne yastık pamukları doldurarak kendisine boyunluk yaptığını aktaran Gülmen havalı yatakta yatması gerektiği için cezaevi koşullarından olumsuz etkilendiğini aktararak “Evrensel normlara göre açlık grevi yapanların kendi hekimlerini talep etme hakkı var. Ancak bize bu hak tanınmıyor. Cezaevinin doktorunu kabul etmiyoruz. Bizimle kendi doktorlarımız ilgilenmeli” dedi. 

"Kitap sınırlaması kaldırılsın"

Semih Özakça ise “Öncelikle Adalet için yürüyenlerin, Kemal Kılıçdaroğlu’nun, milletvekillerinin ve herkesin bayramlarını kutluyorum. OHAL koşullarında haksızlıklara karşı bir şey yapılamaz deniyor ama biz sesimizi duyuruyoruz ve duyurmaya da devam edeceğiz. Açlık grevimizi önce zor kullanarak şiddetle sonlandırmak istediler olmayınca bizi talimatla tutukladılar. Bu şekilde direnişimizi sonlandıracağımızı düşündüler ama yanıldılar. Biz vicdanlarda kazandık şimdi sırada hukuken de haklı olduğumuz davamızı kazanmak var. Daha önce iki savcı bizi tutuklamazken üçüncüyü getirdiler, sırf bizi tutuklamak için. Daha tutuklama olmadan bizler hakkında karar çıkarıldı. Talimatın nereden geldiği ise belli” ifadelerini kullandı.

Özakça cezaevinde kitap sınırlaması oldugunu ifade ederek “Kitap sınırlaması kaldırılsın. Gerekçe olarak bize ‘ya kitapları yakarak şiddet gösterirseniz’ diyorlar. Biz kitap yakmayız. Biz kitap okuruz. Kitaplara da saygılıyız” dedi.



Yazar Hakkında