'Başbakan Müslüman olmayanlara eşit vatandaş gözüyle bakmıyor”

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın önceki gün kongrede yaptığı konuşmanın Ermeniler ve gayrımüslimlerle ilgili bölümleri tepki çekti. Taraf gazetesinin görüşlerine başvurduğu Agos Genel Yayın Yönetmeni Rober Koptaş, “Ulusalcı söylemi hatırlatıyor” dedi. Aktivist Hayko Bağdat ise kullanılan dilin Ermeniler açısından alçaltıcı olduğunu kaydetti.

Erdoğan, kongre konuşmasında “75 milyonun partisiyiz” dedikten sonra şu ifadeleri kullanmıştı: “Kıbrıs ve Karabağ meselelerinde aynı şekilde proaktif çözüme zorlayan, barışı empoze eden ilkeli tutumumuzu sürdüreceğiz. Onun için Ermenistan, Ermeniler, onların yanında yer alanlar, içeride ve dışarıda fark etmezler, bilsinler ki Azeri kardeşlerimizin hakları yerine gelmedikçe bizim tutumumuzda da bir değişme olmayacaktır.”

Koptaş, Taraf ’a Erdoğan’ın bu sözleriyle ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: “Başbakan, Kongre’deki sözleriyle, Abdullah Gül öncülüğünde futbol diplomasisiyle başlayan ve Ahmet Davutoğlu’nun imzaladığı protokollerle zirve noktasına varan yakınlaşma siyasetine, nihai noktayı koymuş oldu. Böylece, bir kez daha, Türkiye-Ermenistan ilişkilerini Karabağ’da çözüm şartına bağladı. Türkiye’nin, bugüne kadarki iddiasının aksine, Ermenistan’la ilişkilerinde böyle büyük bir ön şart öne sürer hale gelmesi ilginç bir gelişme. Karabağ sorununun Kıbrıs’la birlikte zikredilmesi ise bir çelişkiye işaret ediyor. Karabağ sorunu ile Kıbrıs sorununun benzerliği aşikâr. Türkiye, misal, Kıbrıs sorunu nedeniyle Yunanistan’la ilişkilerini kesmeyi düşünmezken, Azerbaycan’la ilgili bir sorun nedeniyle Ermenistan’la ilişkileri dondurmayı tercih edebiliyor. Bu da Başbakan’ın çifte standartlı bakışının bir teyidi.”

Yabancı düşmanlığı var

Koptaş şöyle devam etti: “Başbakan’ın Ermenistan’la ilgili sözlerini İsrail’le ilgili açıklamalarına bitiştirerek zikretmesi, Türkiye’de hâkim algıdaki “Ermeni-Yahudi” düşmanlığını perçinleyen bir durum yaratıyor. Bunun, ‘Ermenilerin içerdeki ve dışardaki taraftarlarıyla’ eşleştirilmesi ise tam da ulusalcı-milliyetçi söylemdeki ‘işbirlikçiler’ vurgusunu hatırlatıyor. Başbakan konuşmasında sık sık ‘Biz hiçbir zaman ayrımcılık yapmadık’ vurgusu yaptı. Ama Türkiye’de yaşayan farklı etnik grupların isimlerini sayarken, Hıristiyan veya Yahudi topluluklardan hiç bahsetmedi. Bu, tam da o sözünü ettiği ayrımcılıktan kopamadığını gösteriyor. Görünen o ki, Başbakan bu grupları eşit vatandaşlar olarak görmekte hâlâ zorlanıyor.”

Alçaltıcı bir dil

Yazar ve aktivist Hayko Bağdat da Başbakan’ın konuşmasına ilişkin şunları söyledi: “Kafasında iki Ermeni portresi var. Birincisi milleti sadıka hikâyesinden bize miras kalmış bir avuç insana tabii ki yaşam hakkı veririz. Akvaryumdaki turuncu balık gibi. Besleriz yazık, ölmesin. Renktir bunlar. Bu beni çok rahatsız ediyor, çünkü bu benim hayatımı zorlaştıran dilin devamı. Bundan hazzetmiyorum. Bu bizler için alçaltıcı bir dil. Başbakan’ın bir de içinde Ermenistan’ın soykırım iddialarının olduğu, onu kızdıran bir ‘Afedersin Ermeni’ diye tanımlayacağımız bir Ermeni algısı var. Orada düşmanlık saçıyor. Dün de ‘kardeşlerim’ dedi Kürtlere ve dünyanın her tarafına selam gönderdi fakat Ermenileri büyük sorunların içinde saydı. Bu sağlıklı bir bakış değil. Başbakan Ermenistan’la barışmasın, Ermenilikle barışsın. Bunun içerisi, dışarısı, şurası burası yok.”

(Taraf)

Kategoriler

Güncel Türkiye Gündem

Etiketler

Kongre